7/24 Veteriner Hekim Destek Hattı Tel: 0212 263 31 10




Anasayfa  >  Pet Konu > KORKUTAN HASTALIK ŞARBON


Korkutan Hastalık Şarbon 26.05.2015



Son yıllarda özelikle biyolojik silah olarak kullanılma riski nedeniyle adından sıkça söz edilen şarbon koyun, sığır, keçi ve mandalarda görülen zoonoz karakterli bir hastalıktır.

Hastalık bu evcil hayvanların dışında at, geyik, fil, deve, domuz, rat, kedi, köpek ve kanatlılarda çok nadir olsada görülebilmektedir.

Biyolojik silah olarak kullanılması ve insan sağlığı yönünden oluşturduğu tehdit dışında ekonomik kayıplara neden olması önemini artırmaktadır. Hastalığın insandan insana bulaşması söz konusu değildir.

Şarbon ihbarı mecburi olan bir hastalıktır ve teşhis edildiğinde hayvanların imhası zorunludur.

Hastalığa neden olan etken Bacillus anthracis adı bir bakteridir. Oksijenli ortamlarda ortalama 35-37 derecede üreyerek sporlar oluşturabilen bu bakterinin kendisi yüksek ısı uygulaması ile kolayca öldüğü halde oluşan bu sporlar doğal koşullarda 60-80 yıl gibi uzun bir süre canlılığını koruyabilir. Bu sporlar organizmaya girdikten sonra üremeye başlar ve toksinler salgılar. Bu toksinler protein yapısındadır ve oldukça ölümcüldür.

Hastalık hayvanlarda görülen en eski hastalıklardan biridir ve ilk kez 1836 yılında bildirilmiştir. Robert Koch tarafından 1876 yılında ilk kültür hazırlanmış ve 1880 yılında da Pasteur, Chauveau ve Toussaint gibi bilim adamları tarafından bağışıklık ve korunma ile ilgili çalışmalara başlanmıştır. 1881 yılında Pasteur tarafından basillerin attenüe edilmesi ile hazırlanan ilk aşı üretilmiştir.

İnsanlara bulaşma hasta hayvanlar ile temas sonucu direkt yolla olabileceği gibi solunum, deri ve sindirim ile indirekt yolla da olabilir. 

Hasta hayvanların et, süt, dışkı, idrar ve kanları bakterilerin yayılmasında birinci derecede sorumludur. Ayrıca hasta hayvanların yünleri ve derisi ile temas sonucunda da etkenlerin bulaşması söz konusu olabilir.

Enfekte hayvanlar ölmeden yaklaşık 1-2 gün önce süt, dışkı ve idrarları ile etrafa bakterileri yaymaya başlar. Ölen hayvanların leşlerinin kontrolsüzce ortada bırakılması sonucunda kısa sürede yayılan bu bakteriler doğal koşullara dayanıklı sporlar oluştururlar. Sporlar ile bulaşık gıdaların alınması, teması veya solunması sonucunda diğer hayvanlara ve insanlara bulaşarak hastalığın yayılmasına neden olabilir.
 
Ayrıca endüstriyel, tarımsal ve laboratuar kaynaklı bazı indirek yollarla hastalığın insanlara bulaşması da söz konusudur.

Endüstriyel kaynaklı şarbon vakaları çoğunlukla keçi kılı, yün, deri ve et kesim işletmelerinde görülmektedir. Bu olaylarda görülen form ise çoğunlukla solunum yolu ile etkenin alınmasına bağlı olarak akciger şarbonu formunda olmaktadır.

Tarımsal kökenli şarbon vakaları çoğunlukla kırsal kesimlerde kasaplarda ve veteriner hekimlerde görülmektedir. Bu vakalarda hasta hayvanların veya ölen hayvanların etleri ile temas sırasında vücudun açık bölgelerinde özelliklede ellerde var olan sıyrık vb. açık yaralardan etkenin alınmasına bağlı olarak deri şarbonu formunda olmaktadır.

Laboratuvar kaynaklı şarbon vakaları nadir görülen bir durumdur ve bu konuda bilinen tek vaka 1979 yılında rusyada biyolojik silah amacı ile şarbon bakterisinin üretimini yapan bir laboratuvarda etkeni alan 96 kişiden 64'ünün ölümü ile sonuçlanan olaydır.

Hastalığa karşı her yaşta kadın ve erkekler duyarlıdır. Ancak orta yaş ve üzeri yaşlarda duyarlılık daha da artmaktadır. Mevsimsel olarakta hastalığın görülme oranı değişmektedir. Özellikle yaz aylarında kırsal yörelerde daha fazla görülmektedir.

Şarbon hastalığına karşı hayvanlar arasındaki duyarlılık konusunda insanların tam tersi bir durum söz konusudur. Genç hayvanlar hastalığa daha duyarlıdır ve ölüm oranı daha yüksektir.

Hastalık pek çok gelişmiş ülkede olduğu gibi ülkemizde de hala görülmektedir ve tam olarak elimine edilememiştir. Ancak ihbari mecburi hastalıklar grubuna dahil edilmesi ve yapılan çalışmalar oranın düşmesinde fayda sağlamıştır. Türkiyede 1991-1997 yılları arasında bildirilen şarbon vakası yaklaşık 2500 adettir ve bunlardan 10 vaka ölümle sonuçlanmıştır. Bu rakamlar bize kaydedilen gelişmenin oldukça fazla olduğunu göstermektedir.

Antraks sporları organizmaya girdikten sonra etkin hale geçer ve protektif antijen, letal faktör ve ödem faktörünü içeren toksin üretmeye başlar. Bu faktörler tek başlarına toksik etki yapmaz. Ancak birbirlerinin etkisini tamamlayarak oluşturdukları etki sonucunda toksikasyon şekillenir. Şarbona karşı antitoksik serum üretilememesi, bu sinerjik mekanizmanın şekillenmesi ve belirli bir toksin tespit edilememesi nedeniyledir.

Hastalığın hayvanlardaki belirtileri nelerdir.?

Hasta hayvanlarda görülen belirtiler bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olarak farklı düzeylerde olabilir. Kimi olgularda titremeler ve solunum güçlüğünü takip eden ani ölümler görülebilir. Direncin yüksek olduğu durumlarda ise önce yüksek ateş ile başlayan klinik belirtiler halsizlik, tiremeler, solunum güçlüğü, ishal ve kanlı idrar yapma gibi belirtilerin görülmesi ve bunu takiben ölüm şekillenmesi gibi bir seyir izleyebilir.

Ölen hayvanlarda kokuşma çok hızlı şekillenir ve ölüm sertliği tam değildir. Ayrıca ağız, burun ve anüs gibi doğal deliklerden siyah renkli pıhtılaşmayan bir kan gelmesi spesifik bir görüntüdür.

Hastalığın insanlardaki belirtileri nelerdir.?

İnsanlarda etkenin organizmaya giriş yoluna ve şekillenen formlara bağlı olarak değişik semptomlar görülebilir.

Deri formunda; kaşıntıyı takiben içi kanlı veziküller şekillenir ve bunlar zamanla patlayarak nekrotik bir hal alır. Şekillenen lezyonlara hiç bir suretle cerrahi işlem uygulanmamalıdır. Aksi halde sepsis şekillenir ve ölüme neden olabilir.

Akciğer formunda;  Ateş, kırgınlık ve halsizlik gibi genel enfeksiyon belirtileri ile başlayan bulgular zamanla daha ciddi spesifik hale dönüşür. Öksürük, kanlı balgam, solunum güçlüğü ve kalp atımlarında artış gibi belirtilerin görülmesini takiben bilinç kaybı, koma ve ölüm şekillenebilir.

Bu form en tehlikeli ve en ölümcül formdur. Bu nedenle biyolojik silah amaçlı üretimlerde akciğer formuna neden olan suşlar kullanılmaktadır.

Sindirim sistemi formunda; Özellikle bağırsaklarda gangrenli lezyonlar şekillenmesi sonucu karın ağrısı, bulantı, kusma, kanlı ve iltihaplı dışkı şekillenir. Bölgesel lenf yumrularında(mezenteriyal) yangı ve peritonitisde görülebilir. Farenks bölgesinde oluşan lezyıonlara bağlı olarak yutma güçlüğü ve boğaz ağrısı görülebilir.

Şarbonun kesin teşhisi için laboratuvar bulgularına ihtiyaç vardır. Deri, dışkı ve balgam gibi numunelerden serolojik testler ile etkenin tespitinin yapılması gerekir.

Hastalığın tedavisinde hem insan hemde hayvanlar için önem taşıyan konu erken teşhistir. Antibiyotik tedavisi özelliklede penisilin grubu antibiyotikler ile yapılan tedavilerde başarı şansı daha yüksektir. Akciğer şarbonunun söz konusu olduğu durumlarda solunumun desteklenmesi gerekmektedir

Hayvanlarda koruyucu hekimlik önem taşımaktadır. Özellikle hayvancılık ile uğraşılan bölgelerde yetiştiricilerin eğitilmesi ve aşı uygulamalarının her yıl aksatılmadan yapılması gerekir. Son yıllarda insanlar için protektif antijen ile hazırlanan bir aşıda kullanılmaktadır.

Hasta ve şüpheli hayvanların kesilmesi, etlerinin tüketilmesi yasaktır. Ölen hayvanlara bakterinin oksijen ile temasına ve hızla yayılmasına neden olunacağından otopsi yapılmaz.

Şarbon sporlarının canlılığını uzun süre koruyabilmesi, kurutularak muhafaza edilebilmesi, kolay üretilebilmesi, maliyetinin düşük olması, kolay nakledilebilmesi, kısa sürede yayılabilmesi, solunum yolu ile geniş bir kitleyi etkleyebilmesi ve belirgin bir antidotunun üretilememiş olması özellikle az gelişmiş ülkelerde rağbet gören biyolojik silah üretimin de tercih edilmesine neden olmaktadır.

Biyolojik silahların belki en tehlikeli olanlarından biri olarak sayabileceğimiz şarbon vb. biyolojik silahların kullanılması 1925 yılında Cenevre protokolü ile yasaklamış olmasına karşın günümüzde hala bazı ülkelerde bilinen biyolojik silah rezervlerinin bulunması ürkütücü bir gerçek.

Özellikle 2001 yılında Amerikada yaşanılan şarbon vakası ile bu durumun yaratabileceği tehlikeyi görmek mümkün. Teknik olarak gelişmiş bir ülke olan Amerika da bile şarbon 23 kişinin hastalanmasına ve 5 kişinin ölümüne neden olmuştur. Tespitinin önceden yapılmasının neredeyse imkansız olması tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır.

Juen Veteriner Polikliniği

Juen Veteriner Polikliğini